KIZIN BİRİ
Hayat bir kutu çikolata gibidir.. İçinde ne olduğunu bilemezsin.
28 Ekim 2011 Cuma
O'nunla yaşamak
Evlenmeden önce "Dilediğimi yaparım, Hedeflerim var, Ülke gezmek istiyorum, İnsanlara yardım edicem, Evlilik mi? Neden, ne gereği var?" cümleleri en çok kullandığım savunma cümlelerim idi evliliğe karşı. Ben kaderciyimdir.. kısmet oldu ağzım ve dilim bağlandı ve şahane bir adamla evlendim.
Bekarken evli arkadaşlarıma gelin bu akşam kız kıza takılalım dediğimde hepsi "aa olur mu kız, eşimi-kocamı nasıl bırakırım evde yalnız" gibi vb. bir laf işitiyordum. Diyordum içimden alla alla ne olacak sanki çocuk evdeki.. ve bu lafımıda yuttum. İlk defa dün ayrı kaldık. Ben bir düğün merasimi için şehir dışına çıktım oda işleri dolayısıyla gelemedi. Bütün gece telefonda konuştuk. Aklım hep ondaydı.
Şimdi düşünüyorumda, dilediğimi, hedeflerimi, ülke gezmelerimi, insanlara yardım etmeyi onunla daha iyi yaparım. Daha bir sevigyle, daha bir arınmışlıkla, daha bir biz olma duygusuyla...
26 Ekim 2011 Çarşamba
Her şey yerine!

Bu bloğu üniversite zamanlarımda açmıştım. Üniversite hayatımda yazacak çok bir şeyim olmadığı için 2-3 post atmıştım öğle ergen yazıları işte.. Üniversite herkesin ki gibiydi, gez-toz, eğlen, parasız kal, yurtta kızlarla dedikodu, üniversite aşkı, final zamanlarındaki sivilceler..
Üniversite aşkından apar topar şimşekli ve şiddetli bir şekilde ayrılınca daha okul bitmeden kendimi son senemde iş hayatında buldum. Bir çok kişiye göre şanslıydım iyi bir yerde çalışıyordum. Fakat malum şahısla aynı şehirde olmak hem onun tarafından gelen rahatsızlıklar hemde genel anlamda bu şehirden (Ankara) sıkıldığımdan aynı şirketin İstanbul'daki işletmesine geçtim. Vuuu işte hayatım değişiyor. 5 ay olmuştu ki geleli biriyle tanıştım, sevdim ve evlendim. Tanışmamızla evlenmemizin arasında tam 6 ay var. Bir anda heybem doldu. Herşey, bütün hayatım değişti ve artık bunların hepsini buraya yazacağım..
Geridekiler

Aslında iyi bir blog okuyucusuyumdur. Başkalarının hayatını okumak, aynı şeyler yaşandığında "aa bak onunda başına gelmiş benim başıma gelen" diye hikayenin sonunu merak etmek.. Bişeyler öğrenmek, yüzler tanımak, fikirler edinmek... Sonra düşündüm hayatımda ne kadar çok şey değişti bir anda diye bunları yazmalıyım dedim. Birileri okur veya okumaz. Bir yerlerde yazılı olsun istedim.
22 Ekim 2011 Cumartesi
10 Şubat 2009 Salı
Ayın kaçı ?

Ne zaman herkes gibi olmuştun ?
Sihirsiz bir nefes haline gelirken sen, ne zaman acımamıştı zaman bana?
Gün mü yoksa ay mı sendin?
Bir anda mı unuttum seni sevmeyi, hangi aralık nefret ettim?
Geç bi kalem hepsini, ne zaman herkes gibi oldun?
İsimsiz bir anı, şefkat gösterilen bir hatıra…
"ama kötü düşünmiyeyim Allah’ı var iyi çocuktu.." ne zaman dedim ilk defa?
"ayların hesabını sevdalık üzerine kuran kaç aşık vardır ?" diye sormuştun bir gün.. hafızamda silik bir gün…
"salak mı bu" demiştim içimden,
o zamanlardan bırakmışım seni sevmeyi demek…
"lanet olsun" deyip dümdüz küfredecek istek yok içimde
yalnız isterdim sana ne hissettiğimi hatırlamayı,
hani çocukken "dışın dışın" yaparak oyun oynamaktan aldığım zevki tekrar almayı ister gibi, sigara içmemiş adamın sigaranın zevkini anlamaya çalışması gibi… yapamıyorum bunları,
saçın aynı, güldüğünde hala boynunu kısıyorsun, hala sevindiğinde sekerek yürüyorsun.
Şimdi kar var, kamyon geçen sokakta.
Aylardan Ocak, günün adını mıh gibi tutuyorum aklımda
peki sen ?
işte taa o zaman ???
ayın kaçı olurdun ki kalmamış hiç bir zaman izi hatrımda ?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


