28 Ekim 2011 Cuma

O'nunla yaşamak



Evlenmeden önce "Dilediğimi yaparım, Hedeflerim var, Ülke gezmek istiyorum, İnsanlara yardım edicem, Evlilik mi? Neden, ne gereği var?" cümleleri en çok kullandığım savunma cümlelerim idi evliliğe karşı. Ben kaderciyimdir.. kısmet oldu ağzım ve dilim bağlandı ve şahane bir adamla evlendim.

Bekarken evli arkadaşlarıma gelin bu akşam kız kıza takılalım dediğimde hepsi "aa olur mu kız, eşimi-kocamı nasıl bırakırım evde yalnız" gibi vb. bir laf işitiyordum. Diyordum içimden alla alla ne olacak sanki çocuk evdeki.. ve bu lafımıda yuttum. İlk defa dün ayrı kaldık. Ben bir düğün merasimi için şehir dışına çıktım oda işleri dolayısıyla gelemedi. Bütün gece telefonda konuştuk. Aklım hep ondaydı.

Şimdi düşünüyorumda, dilediğimi, hedeflerimi, ülke gezmelerimi, insanlara yardım etmeyi onunla daha iyi yaparım. Daha bir sevigyle, daha bir arınmışlıkla, daha bir biz olma duygusuyla...

Bir Amelie Poulain havası


Bence bu hava ve bu sessizlik bize "Amelie" izlememizi söylüyor.

17 Ağustos Marmara depremini yaralı, acılı ve küçük bir kız olarak yaşayan biriyim. Yalova'da.

Yazacak çok bir söz yok. Yaşayan bilir sözü tam bu konuda söylenecek bir söz.O ses o ğulutu, o şiddetli sarsıntı ve o anda karışan kafalar! "Şimdi ne yapmalıyım?"